5 Mayıs Hıdrellez akşamında beraberiz.
5 Mayıs Hıdrellez akşamında beraberiz.

5 Mayıs Hıdrellez akşamında beraberiz. Bu akşamda Hıdrellez'i nasıl karşılayacağımızı, bolluk ve bereketi nasıl çağıracağımızı, baharın getirdiği yenilenme enerjisini nasıl kullanacağımızı, sıkıntılarımızdan nasıl arınacağımızı ve dileklerimizle nasıl çalışacağımızı göreceğiz...

 

Master Trainer Ayşe Burcu Eren Önen liderliğinde, Quantum düşünce tekniklerinden, hipnoz ve meditasyon uygulamalarına, enerji çalışmalarından, drama oyunlarına bir çok tekniği bu akşam birlikte uygulayacağız.

 

Yanınıza sadece, rahat kıyafetler alın yeter...Bir de dileklerinizi yazacağınız güzel cici renkli kağtlar ya da kağıt, bizim için yeterli.. Geri kalan tüm malzemeler bizde var...Gül ağacı, adaçayı, yumurta,kırmızı kurdele...

 

Şimdiden çok heyecanlıyız. Sevgiyle herkesi selamlıyoruz...

 

HIDRELLEZ NEDİR?

 

Her yıl 5 Mayısı 6 Mayıs'a bağlayan gece Hıdırellez olarak kutlanır. Hıdırellez Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu sayılarak kutlanmaktadır.

 

Hıdırellez günü, Gregoryen takvimi (Miladi takvimi)ne göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır. 6 Mayıs'tan başlayıp 4 Kasım'a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım'dan 5 Mayıs'a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır.

 

Hıdırellezin tarihi kökeni nedir?

Hızır ve Hıdırellez'in kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdırellez'in Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Hıdırellez Bayramı'nı ve Hızır düşünüşünü tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır.

 

Hıdırellez nerelerde kutlanırdı?

Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

 

Hıdırellez ve Kuran-ı Kerim

Kur'an'da Kehf  suresi'nde Musa ve bir gencin kıssası anlatılmaktadır. Kehf  Suresi de dahil olmak üzere hiçbir yerde Hızır ismi geçmemektedir ancak çeşitli hadislerde bu şekilde anılmaktadır. Olayın yaşandığı yer için "iki denizin birleştiği yer" denilmektedir. Uzun bir yolculuk yapan Musa ile yanındaki gencin beraberlerinde, yemek için getirdikleri balığın kaçması ile başlayan olay sonrasında, 65. ayette Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. denilerek  Hızır olarak atfedilenden bahsedilir.